|
|
| |
Bir ses duyduğumuz zaman muhakkak titreşen bir cismin bulunduğunu söyleyebiliriz.
Gerili bir teli parmağımızla çekip bırakalım. Tel titremeye başlar. Bunun neticesi
olarak da bir ses çıkar.
Tabiatta titreşen herşey ses dalgaları meydana getirir. Bağırdığımız
zaman akciğerlerimizden kuvvetle çıkan hava, boğazımızdaki ses tellerini
titretmiş, böylece ses çıkmıştır. Bunun gibi bir çana tokmakla vurduğumuz ya da
bir bardağa fiske attığımız zaman çıkan seslerin hepsi, vurulan veya dokunulan
şeyin titreşmesi neticesinde meydana gelir. Eğer titreşen bu cisim
boşluktaysa yani havasız bir yerdeyse ses dalgaları meydana gelmez. Biz de sesi
duyamayız. Havası alınmış bir cam fanus içinde çalan çanın sesini duymamız
imkânsızdır. |
Sesin frekansı: Titreşen bir cismin
saniyede yaptığı titreşimlerin sayısı. Frekansı ölçmek için Hertz (kısaca Hz.)
denilen bir birim kullanılır. Bir Hertz, bir cismin 1 saniyede tam 1 titreşim
yapması demektir
Sesin hızı : Ses dalgaları
havada saniyede 340 m. lik bir hızla yayılırlar. (Sesin hızı, deniz
seviyesinde saatte 1.224 km. ile 11.000 m. yükseklik de saatte 1.060 km.
arasında değişir.) Ancak sesin çarptığı engeller kuvvetini azaltır. Sesin su
içindeki hızı havadakinden fazladır. (1.504 m/saniye) Ses dalgalarının hızı
madenlerin içinde daha da artar.

Sesin yansıması (Aks-i seda) : Yansıma, ses dalgalarının bir engele
çarparak bize geri gelmesidir. Sesin tam olarak yankı yapabilmesi için arada 17
m. lik bir aralık olması gerekir. Eğer uzaklık daha azsa yankı tam olarak
meydana gelmez, yalnız çıkan sesler daha dolgun çıkar. Ses duvarı nedir? Ses
dalgalarının deniz seviyesindeki düzeyindeki hızının saatte 1.224 km. olduğunu
söylemiştik. Ama yükseklere çıkıldıkça havanın yoğunluğu azaldığından
dalgaların hızı azalır. 11.000 m. de bu hız 1.050 km.ye iner. Sesin yayılma
hızından daha yüksek olan hızlara “ses-ötesi hız”, daha düşük olan hızlara da
“ses-berisi hız” adları verilir.
1) 11.000 m. yükseklik de saatte 1.060 km. den sonra yavaş, yani ses-berisi
hızla uçağın meydana getirdiği ses dalgaları, uçağın hızından daha fazla
olduğu için daha çabuk yayılır. Biz de uçak daha uzakta iken sesini
duyarız.

2)
11.050 m. yükseklik de saatte 1060 km. hızla uçan bir uçağın çıkardığı ses
dalgaları uçakla birlikte yayılırlar. Motorun sesini duyduğumuz anda uçağı da
görürüz. Bu durumda uçak, ses titreşimlerinden meydana gelen çok kuvvetli bir
engelle karşı karşıya kalır. Biz buna “ses duvarı” deriz.
3) 11.000 m. yükseklik de uçan bir uçağın hızı 1060 km. den daha
fazlalaşırsa motorun çıkardığı ses dalgaları uçağa erişemezler. Uçak geçip
gitmiş, ses dalgaları ise geride kalmıştır. İşte bu durumda da uçak “yolunu
kesen” o kalın ses duvarını aşmış sayılır. Canlı radarlar: Gözleri zayıf gören
yarasalar, geceleri çeşitli engellere çarpmadan rahatça uçarlar. İnsanlar, yarasaların
bu çok zor işe nasıl muvaffak olabildiklerini ancak radarların keşfinden sonra
anlayabilmişlerdir. Radar uzaya elektromanyetik dalga demetleri gönderir.
Bunlar bir engele mesela bir uçak-çarpınca, geri başlangıç noktasına dönerler.
Böylece, uzaydaki cismin varlığı, yönü ve uzaklığı (bu dalgaların
gidiş-dönüş zamanları arasındaki farktan) radar ekranı üzerinde belirir.
Yankıyla ayartılan yarasa, engele çarpmamak için süratli bir dönüş
yapar. Kanatlarından birinin aldığı dalgalı şekil dikkatinizi çekti mi?
Yarasalar, çok yüksek titreşimli (saniyede 50-100.000) ses-ötesi dalgalar
yayarlar. En çok 20.000 titreşime hassas olan insan kulağının bu sesleri duymasına
imkân yoktur. Bu hayvanlarda da, ses-ötesi dalgaları yayan organın gırtlak, dönen
dalgaları alan organın da kulak olduğu tahmin edilmektedir. İstemediğimiz sesler: Tabiattaki bütün sesleri işitemeyiz. İnsan kulağı
16 Hertz ile 20.000 Hertz arasında frekansı olan sesleri duyar. Ama kâinatta bu
iki frekans sınırı dışında da sesler vardır. Ağaç yapraklarının yaradanlarına
karşı hemhemelerinden, güneş sisteminde dönen kürelerin seslerine kadar...
|