|
Astrofizik-Görecilik-Kuantum Fiziği |
|
|
|
|
Yazar fizik
|
|
Perşembe, 22 Nisan 2010 |
| Astrofizik
|
Görecilik
|
Kuantum Fiziği
| |
|
Son Güncelleme ( Perşembe, 22 Nisan 2010 )
|
|
Yazar fizik
|
|
Cumartesi, 10 Şubat 2007 |
|
SERİ RLC DEVRESİ
Bir ac kaynağı ile sürülen seri RLC
devresi, bundan önceki üç kısımdaki sonuçları bir araya getirir. Şekil 1’de
birbirine seri bağlı direnç, indüktif reaktans ve kapasitif reaktans ve bir
kaynak görülmektedir. Halka kuralına göre indüktör, direncin ve kapasitansın
voltajların toplamı,kaynağın voltajına eşittir:
|
|
Son Güncelleme ( Pazartesi, 03 Mayıs 2010 )
|
|
Yazar fizik
|
|
Cumartesi, 10 Şubat 2007 |
|
Manyetik alan içinde bulunan ve içinden bir akım geçen halkanın manyetik
kuvvetlerin etkisi sonucunda dönebileceğini gördük yani manyetik alanın bir tork
yaratarak devreyi döndürür
Akım geçen halka
+ Manyetik Alan Þ Tork
Acaba bir manyetik
alanda, bu halkanın döndürülmesiyle halkadan bir akım geçmesi sağlanabilir mi ?
Tork + Manyetik
Alan Þ Akım ?
Bu sorunun yanıtı
Evet. Bu iki denklem simetriktir. İlk denklem elektrik motorlarının
temeli, ikincisi ise elektrik jeneratörleri için Faraday Yasası’nın
dayandığı prensiptir.
İki deneyle
Faraday’ın indüksiyon Yasası’nı açıklamaya çalışalım.

1. Deney : Şekil 1’de gösterildiği gibi bir iletken halka hassas bir ampermetreye (galvonometre)
bağlanmıştır ve bu durumda içinde geçen akım sıfırdır, çünkü taşıyıcılara
enerji verecek bir emk kaynağı devreye bağlı değildir. Eğer bu halkaya doğru bir
çubuk mıknatıs hareket ettirilirse, devreden aniden akım geçmeye başlar. Mıknatıs
durduğu zaman akım kaybolur. Mıknatıs devreden uzaklaştırılacak şekilde tekrar
hareket ettirildiğinde devreden tekrar akım geçmeye başlar, ancak bu kez zıt
yöndedir. Bu deneyin sonuçları şöyle sıralanabilir :
1. Yalnızca halka ve
mıknatısın birbirlerine göre bir hareketi varsa, akım gözlenir. Hareket
olmadığında akım yok olur.
2. Mıknatısı daha
hızlı hareket ettirmek, daha büyük akım yaratılmasını sağlar.
3. Mıknatısın kuzey
kutbunun halkaya doğru hareket ettirilmesi saat yönünde, kuzey kutbunun
halkadan uzaklaştırılması da saat yönünün tersine akım oluşmasına neden olur. Güney
kutbu için tam tersi durumlar geçerlidir.
|
|
Son Güncelleme ( Pazartesi, 03 Mayıs 2010 )
|
|
Yazar fizik
|
|
Perşembe, 11 Mart 2010 |
|
2006 yılından beri devam edem sitemizde Sitenin birşeyler kazandırmak bir yana kendini bile karşılamıyacak hale gelmesinden dolayı popup reklam almak zorunda kaldım.Bir oyun sitesi veya eğlence içerikli site olsaydı cok daha fazla kazandıracağını biliyordum ama işte. Ya siteyi kapatacaktım yada reklam alacaktım .
Reklamların vereceği rahatsızlıktan dolayı özür dilerim.
|
|
Yazar fizik
|
|
Salı, 02 Mart 2010 |
|
Yüzey Gerilim Kuvvetleri
Bütün sıvılarda şiddeti sıvının türüne göre
değişen moleküller arası çekim kuvvetleri (kohezyon kuvvetleri) bulunmaktadır.
Sıvılarda iç kısımlarda (sıvının çeşitli derinliklerinde bulunan) moleküller
çevresindeki komşu moleküller tarafından her yönden eşit olarak , diğer bir
ifadeyle küresel simetrik şekilde, çekim kuvvetlerinin etkisi altında
bulunurlar. Böylece sıvı içerisindeki bir moleküle etkiyen kuvvetler
birbirlerini dengeler. Oysa sıvının yüzeyinde bulunan bir molekül (sıvı- buhar
ara yüzeyi göz önüne alındığında) buhar fazındaki yoğunluk sıvı fazdan düşük
olduğundan, sadece yüzeyin altındaki moleküller tarafından sıvının içerisine
doğru çekilirler. Sıvı içerisindeki moleküller, yüzeydekilere göre daha fazla
çekim kuvvetinin etkisi altında bulunduklarından potansiyel enerjileri,
yüzeydeki moleküllerin potansiyel enerjilerinden daha düşüktür. Çünkü genel
olarak bilinmektedir ki bir cisme etki eden çekim kuvvetleri ne kadar fazla ise
cismin potansiyel enerjisi o kadar düşüktür. Şekil 1 de buhar ile temasta
bulunan bir sıvı sistemi görülmektedir.

|
|
Yazar fizik
|
|
Salı, 02 Mart 2010 |
|
Korunumlu kuvvetlerin bulunduğu bîr ortamdaki bir cisim, bulunduğu yer
dolayısıyle bîr iş yapına yeteneğine, yani bir enerjiye sahiptir. Bu
enerjiye potansiyel enerji denir. Bu ortamda cismin hız enerjisindeki
bir değişim, onun konumunu da değiştireceği için, potansiyel enerjisi
de değişir. Hız enerjisindeki değişim, potansiyel enerjideki demişime
değerce eşit fakat işaretçe zıttır. Yani
|
|
Son Güncelleme ( Salı, 02 Mart 2010 )
|
|
Yazar fizik
|
|
Salı, 06 Şubat 2007 |
|
Kütle Çekim Kuvveti
Yukarı atılan bir cisim, bir süre sonra döner ve yere düşer. Irmaklar hep
yukarıdan aşağıya doğru akar. Bunun açıklamasını "yerçekimi" olarak
yaparız. Bu, tüm kütleli nesnelerde, gezegenlerde ve yıldızda varolan bir
kuvvettir ve ona "kütle çekimi" diyoruz.
Bu çekim, en yoğun cisimleri ve "boşluğu" eşit oranda donatır. Ondan
korunmanın ya da onu etkilemenin hiçbir yolu yok. Uzaklıkla azalır; ama
hiçbir şekilde kaybolmaz. Atmosferi Yerküre'nin çevresinde tutan kuvvet ya
da bizim Evren boşluğuna uçup gitmemizi engelleyen kuvvet, Dünya'nın
uyguladığı kütle çekimi kuvvetidir.
Bir yapma uyduyu, Dünya yörüngesine yerleştirmek için gerekli hız,
saniyede 8 kilometreden (8 km/s) az değildir. Dünya'nın çekiminden
kurtulmak ve onu temelli terk etmek için saniyede 11.2 kilometre hız
yapmak gerekir. Güneş'in kütle çekimi daha büyüktür. Çünkü Güneş'in
kütlesi, Dünya'nınkinin 400 bin katıdır. Güneş'in kütlesel çekimini
aşabilmek için saniyede 16.7 kilometrelik hız gerekir.
Kuşkusuz insanoğlu çok eski zamanlarda da kütle çekimini sezmiş ve onu
hesaba katmış olmalı. İlginçtir, bilinen bu eski kuvvet, çağlar boyu
açıklanamamış olarak kaldı. Kütle çekimi için bilimsel bir kuram
geliştiren ve bunu Evren'i kapsayacak kadar genişleten, büyük İngiliz
bilimcisi Sir Isaac Newton (1642-1727) idi.
|
|
Son Güncelleme ( Salı, 02 Mart 2010 )
|
|
Yazar fizik
|
|
Çarşamba, 07 Şubat 2007 |
|
Coulomb Yasası
Elektormagnetizmanın temelinde elektrik yükü kavramı
vardır. elektrik yüklerinin varlığı eski Yunan zamanından beri biliniyordu, ancak
ayrıntılı deneysel araştırmalar 1600 yıllarında Gilbert tarafından yapılmaya
başlandı. Elektrik yükü hakkında bilinen genel deneysel gerçekler aşağıdaki
gibi özetlenebilir:
1. Elektrik yükü madde içinde taşınır.
2. Geleneksel olarak pozitif ve negatif olarak isimlendirilen iki tür yük
vardır. genellikle cisimler, taşıdıkları negatif ve pozitif yükler birbirlerini
dengeledikleri için yüksüz görünürler. Cisimlerde pozitif yükler protonlar,
negatif yükler elektronlar tarafından taşınır . doğuda yükler daima (+e), (-e)
olarak toplam yük sıfır olmak üzere yeralırlar.
3. Durgun iki nokta yük arasındaki kuvvet noktaları birleştiren doğru
boyuncadır.
4. Kuvvetin büyüklüğü, r iki nokta arasındaki uzaklık olmak üzere r-n
ile orantılıdır. n = 2 ± 1 10-9
olarak bilinmektedir; n = 2 olduğuna inanmamak için hiçbir neden yoktur.
5. Elektrostatik kuvvet, qa ve qb nokta
yüklerin taşıdığı yük miktarları olmak üzere qaqb ile
orantılıdır. (qaqb) negatif ise kuvvet çekici (qaqb)
pozitif ise iticidir.
Yukarıda listelenen deneysel gerçeklerin
matematiksel ifadesi Coulomb yasasıdır:
qa
0

(1)
burada qb
nin qq ya uygulandığı kuvvet ve qb
den qa ya giden vektördür. (1.1) denklemi rasyonalize
MKSA (SI) birimler sisteminde yazılmıştır ve deneyle tayin edilen t, sabitine
“boşluğun geçirgenliği” adı verilir:
es
= 8.854187817 1012 F m-1 (/N-1 C2
m-2)
@ 10-9 / (36p) Fm-1
(2)
(1.1) bağıntısı, farklı noktaları vurgulamak için değişik biçimlerde
yazılabilir: Örneğin yasadaki 1/r2 bağımlılığını vurgulamak için,
(3)
yazılabilir, burada qb den
qa ya yönelik birim vektördür. Aynı bağıntıda kuvvetin yer
vektörlerine bağlılığını açık olarak görmek için,
(4)
yazılabilir.
 |
|
Son Güncelleme ( Salı, 02 Mart 2010 )
|
|
Maxwell Hız Dağılımı Java apleti |
|
|
|
|
Yazar fizik
|
|
Cuma, 06 Kasım 2009 |
|
|
|
|
Yazar fizik
|
|
Çarşamba, 04 Kasım 2009 |
|
p-n KAVŞAKLARININ ELEKTRİKSEL
ÖZELLİKLERİ Farklı kirlerle dope edilmiş iki yarı iletken
malzeme yüzey yüzeye gelecek biçimde oluşturulursa bir p-n kavşağı meydana
getirilir. Elektron ve boşluklar sahip oldukları ısısal enerji nedeniyle
hareket ederler. Bu hareket sonucu iki malzemenin yüz yüze geldiği kısımda
(kavşakta) n tipi malzemenin negatif yüklü elektronları ile p tipi malzemenin
pozitif yüklü boşlukları birbirleri ile etkileşirler ve rekombine olurlar.
Böylece bu bölge elektrik yükü bakımından nötr bölge haline gelir.
Elektronların ve boşlukların, enerji açısından aşamayacakları genişliğe gelince
bu nötr bölgenin oluşması durur. Elektrikçe nötr olan bu bölgeye arınma
bölgesi (tabakası) (depletion layer) adı verilmiştir, Şekil 1 .
|
|
|
KATKILI YARI İLETKENLERDE ELEKTRİK İLETKENLİĞİ |
|
|
|
|
Yazar fizik
|
|
Çarşamba, 04 Kasım 2009 |
|
KATKILI YARI İLETKENLERDE
ELEKTRİK İLETKENLİĞİ

En mükemmel yöntemlerle
temizlenmiş bir Si veya Ge örneğinde yabancı atomların (kir atomları)
konsantrasyonu yüz milyonda bir mertebesine kadar indirilebilmektedir. Bu
saflıkta bir Si kristalinin cm3 de yine de N = NA .(2.33/14).
10 -11 = 1012 yabancı atom bulunuyor demektir. Bu
yabancı atomların hepsinin 5 değerli bir elementten kaynaklandığını ve oda
sıcaklığında bunların hepsinin iyonlaşmış olduğunu düşünürsek cm3
başına 1012 elektron kristalin iletkenliğine katkıda bulunabilecek
demektir. Bu sayıyı, mutlak saflıkta bir Si krtistalinin oda sıcaklığındaki
elektron sayısı ile karşılaştırmak ilginç olacaktır.
me* = 0.2 me
EF = Ey/2 Ey = 1,14 eV alarak ,
bulunur. Görülüyor ki 5 değerli
yabancı elementlerin, oda sıcaklığında kristale verdiği serbest elektron
sayısı, asal iletkenlik elektronları sayısından yakalaşık 104 defa
fazla olmaktadır. Bu sonuç, oda sıcaklığında, asal yarı iletkenlik
gösterebilecek saflıkta bir silisyumun yapılmasının hemen hemen olanaksız
olduğunu göstermektedir.
|
|
|
Yazar fizik
|
|
Çarşamba, 04 Kasım 2009 |
|
Asal yarı iletken
elementler periyodik sistemin dördüncü sütununda bulunurlar. Bu elementlerin
valens elektronları dörder tanedir. Daha önce gördüğümüz gibi, örneğin C atomu,
en yakın 4 komşusu ile birer elektron çifti oluşturarak kovalent bağlar meydana
getirirler.
Şekil 1. Si kristali içinde bir
fosfor kir atomu.
|
|
|
YARI İLETKENLERDE ELEKTRONİK İLETKENLİK |
|
|
|
|
Yazar fizik
|
|
Çarşamba, 04 Kasım 2009 |
|
Valens bandı ile iletkenlik bandı arasındaki
yasak enerji aralığı yalıtkanlarda 2-8 eV kadarken, yarı iletken Si da 1,1 eV,
yarı iletken Ge da ise 0,7 eV kadardır. Mutlak sıfır sıcaklığında yarı
iletkenlerde de tüm elektronlar atomlara bağlı durumdadır ve malzeme yalıtkan
özellik gösterir. Sıcaklık arttıkça elektronların ısı enerjisi olarak aldıkları
enerji artar ve bu kazandıkları enerji ile Fermi seviyesine yakın seviyelerdeki
elektronlar valens bandından iletkenlik bandına çıkmaya başlarlar. Böylece katı
cisim içinde serbest elektron sayısı artmaya başlar ve malzeme iletkenlik
özelliği gösterir. Açık olarak bu iletkenlik özelliği sıcaklık ile ilişkili
olmalıdır. Çünkü sıcaklık arttıkça elektronların aldığı enerji giderek artacak
ve iletkenlik bandına çıkacak elektron sayısı fazlalaşacağı için malzemenin
iletkenliği de artacaktır.
Elektron valens bandından iletkenlik bandına
çıkarken terk ettiği yer, bir negatif yük azaldığı için, pozitif yüklü bir
parçacık gibi davranır. Elektronun valens bandını terk ettikten sonra geride
bıraktığı ve tamamen elektron benzeri davranış gösteren ve elektron kütlesine
eşit kütleye sahip bu pozitif boşluğa elektron boşluğu (elektron hole,
deşik) denir. Komşu atomların valens veya daha iç seviyelerindeki
elektronlar bu elektron boşluğuna geçiş yapabilirler. Böylece bu kez onların
geldiği enerji düzeyinde bir elektron boşluğu oluşur. Bu davranış, elektron
boşluğunun hareket etmesi olarak yorumlanabileceğinden, yarı iletkenlerde
iletkenlik bandına sıçrayan elektronlar yanında, valens bandındaki elektron
boşlukları da iletkenliğe katkıda bulunur. Dolayısıyla yarı iletkenlerdeki
elektrik iletkenliğinin iki bileşeni vardır ve toplam iletkenlik bu iki
bileşenin toplanmsı ile bulunur.
Elektriksel iletkenlik = Elektron iletkenliği +
Boşluk iletkenliği


|
|
|
|
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Sona Git >>
|
| Sonuçlar 1 - 17 Toplam: 275 |